May
13
Ængin – Dün Kanaltürk’ün satışı haberini okuduğumda bunun aspargas olabileceğini düşündüm fakat daha sonra teyitler geldi, sonra da Tuncay Özkan’ın tamamen duygusal basın toplantısı. O noktadan sonra hafif bir gülümseme belirdi bende. Cumhuriyet’in son kalelerinden olduklarını söyleyenler kaleyi boşaltmışlardı.
Fiyat bu şartlarda oldukça iyi 5-7 milyon dolar borcu olduğu söylenen, hükümetle kavgalı bir şirketi 40 milyon dolar da üste alarak satıyorsunuz. Gayet iyi bir alışveriş. Aynı Oyak’ın Oyak Bank’ı Hollandalı İng Bank’a 2 küsür milyar dolara satması gibi. Fakat işte sorun da burada, ikiyüzlülük de burada. Oyak olarak milli milli konuşup şurayı yabancıya sattırmam, bunu yerli alabilirdiyip bankanızı yabancılara satıyorsunuz, Tuncay Özkan olarak hükümeti çoğu zaman objektif sınırların çok dışında eleştiriyorsunuz sonra da televizyon istasyonunuzu o hükümetin yaltakçısı bir gruba satıyorsunuz. Nerde kaldı çekilen hamasi nutuklarınız, nerde kaldı milleti gazlayışınızi nerde kaldı bu yolla çevrenize topladığınız kalabalığın size olan güveni! Cumhuriyet’in son kaleleri bu fiyatlara mı satılacaktı ey ulusalcılar!
Gerçi ulusalcı zevatın para ile ilişkileri bu boyutta da değil sadece, örneğin bizkackisiyiz.com sitesinde haberlere yorum yapabilmek için yıllık 20 YTL ödüyorsunuz ve fakat eleştiri yaparsanız hemen 50 yaşındaki emekli öğretmen chpli mualla hanım tarafından siteden atılıyorsunuz, ya da siteye reklam verenlerin reklamlarına tıklaın onlarca ulusalcı hede hödö gibisinden uyarılar var. Öyle ya eline bayrak al, akp’ye karşı salla, o andan itibaren en vatansever sensin! ne düşündüğünün, amacının ne olduğunun önem yok. Titan saadet zincirinden ne farkı şimdi bunun?
Bu ülkede ne kadar yolsuzluk varsa üstü ya bayrak ya da din ile örtülür. Bu kutsallar size her zaman ne yaparsanız yapın meşruluk kazandırır. Kaçak inşaata dev türk bayrağı çekersiniz, mafyasınızdır toplumu kemirerek aşaan bir asalaksınızdır fakat türk bayraklı rozetiniz vardır ve her işi millet adına yapmaktasınızdır, darbe planlıyorsunuzdur fakat bu tabiki de milli! bir darbedir, bu ülke için kurşun atan da yiyen de şereflidir zaten,sitenizereklam veren bayraklı vatanseverin sitelerine yönlerdimekte hiçbir etik sapması görmezsiniz, vatan millet diyip gazladıktan sonra milleti, kemikleşmiş izleyiciyi yarattıktan sonra satarsınızk kanalınızı, dert mi? Hepsi “Bayrak” uğruna.
Apr
7
Postmodern CHPli Aysun Kayacı ve Kanaltürk Anketleri Işığında CHP Seçmen Profili
Filed Under demokrasi, güncel | Leave a Comment
Ængin – Aysun Kayacı geçen hafta gündeme damgasını “Benim oyum neden dağdaki çobanın oyuyla eşit olsun!” cümlesiyle damgasını vurdu. Bunu reklam yapmak için söylemediğini saflığına vererek düşünüyorum. Aslında Aysun Kayacı tarihte hiç dillendirilmemiş ya da uygulanmamış bir sistemden bahsetmedi. Her Parlemento seçiminde herkes oy kullanamadı tarih boyunca, eski Yunanda sadece özgür erkekler, Fransa’da bir dönem aile reisleri fazla oy kullandı, bir dönem üniversite mezunları fazla oy kullandı, Osmanlı’da ve birçok yerde oy kullanabilmek için mülke sahip olmak ve belli bir oranın üstünde vergi veriyor olmak gerekiyordu. Bu sistemler genel olarak 20. yüzyılda son buldu. Yerini eşit oy ilkesine bıraktı. Türkiye’de eşit oy sistemi 1934 yılında Mustafa Kemal tarafından kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi ile uygulamaya girdi.
Geçen gün Ceviz Kabuğunda Kanaltürk izleyicilerine bu konu sorulmuş. Cevap olarak Yüzde 80 civarında oy herkesin oyunun eşit olmaması gerektiği yönünde gelmiş. -Gerçi Aysun Kayacı’yı destekleyen Pınar Kür’ü gördükten sonra beklenebilecek bir sonuçtu- Gelen mesajlar da genel olarak profesörle çobanın oyu neden eşit olsun minvalindeki mesajlarmış. Ben sonradan öğrendim ve ne yazık ki şaşırmadım.
Bir önceki yazımda Kemalistlerin Kemalist olamadığımdan bahsetmiştim. Gün geçmiyor ki beni haklı çıkarmasınlar. Atatürk egemenliği sultandan alıp halka veriyor, 1934
herkese eşit oy diyor, aradan birkaç 10 yıl geçiyor ve “Atam İzindeyiz!ciler” yani Postmodern CHPliler ezici çoğunlukla herkesin oyu eşit olmasın diyor. E tabi ideolojik temelsizlik böyle noktalara sürüklüyor insanları, Atatürkçülüğü salon toplantıları ile sınırlayan, farklı düşünceye izin vermeyen bir yapı eninde sonunda kendi de düşünemez oluyor ve giderek geriliyor. İşte o yüzden kemalizm hala Türkiye için modern bir ideoloji fakat Kemalistler!(Postmodern Kemalistler) Türkiye’deki en büyük gerici gücü oluşturuyorlar.
Aysun Kayacı’nın saflığı sayesinden dile getirmeye cesaret ettiği görüşü en azından çevremden bildiğim kadarıyla birçok Kemalist paylaşıyordu, bu son Kanaltürk anketiyle de teyit edilmiş oldu. İşte bu görüştür ki iktidar için her şeyi yapacak görüştür. Demokrasi onlar için de istenildiğinde inilebilecek bir tramvaydır bu konuda başkalarından farkları yoktur.Onlara Ergenekoncu yapan, darbeci yapan işte bu düşünce tarzıdır. Bu düşünce tarzı kemalist kişilik bozukluğudur. Yani kendini bu ülkenin tek sahibi sanma ve demokratik yollardan seçilemeyince hakkı yenildiği duygusuna kapılmak, ülke elden gidiyorculuğa başlamak ve bunu engellemek için de ergenekon örtüsü altında amerikan kucağına bile oturabilmektir.
