Mar
7
Şanlı Tarih!
Filed Under Kategorisiz | Leave a Comment
Ængin - Herkesin kullandığı bir tamlama “Şanlı Tarih”. Çok merak ediyorum ne demektir şanlı tarih. Ya da tarihi şanlı olmayan bir halk var mıdır? Yoksa her halkın tarihi şanlı mıdır? Her halkın tarihi şanlı ise herhangi bir halkın tarihinin şanlı olması neyi değiştirir? Ya da eğer bir halkın tarihi şanlı öbürünün şansız ise bu halklar arasında bugün ne farklar vardır?
“Şanlı Tarih” bir nevi ortak düşman ikamesidir, destekleyicidir. Demokratik olmayan rejimler halkı ortak düşman imgesi önünde birleştirirler. Şanlı Tarih de işte burada bu birleşmenin etkisini arttırmak için kullanılır. Bir ülkücünün Ermeniler için “Bizimle muhattab olabilmesi için tarihinin en az bizim kadar şanlı olması gerekir” demişti. İşte sonuç: Diyaloğa kapalı ve herkese düşman bir gençlik ve toplum.
Her halkın tarihi kendisi için şanlıdır fakat bu şanlılık yöneticiler tarafından kullanılmaya başlandığı andan itibaren çok tehlikeli olur.
Alex İnkeles modern insanının birkaç özelliği:
a) yeni deneyimlere hazır, yenilik ve değişime hazır
b) Yalnız kendi yakın çevresi değil, omun dışında da birçok sorunlar ve konular hakkında kanaatler edinme ve taşıma eğilimde, çevresindeki kanaat ve tutumların çeşitliliğinin farkında, bunları korkusuzca kabul eden
c) Geçmişten çok bugüne yönelik ve geleceğe yönelik
d) Başkalarının haysiyetinin bilincinde, saygı gösterme eğilimi daha güçlü olan insandır.
İşye Şanlı Tarih, kadim millet, seçilmiş halk… gibi kavramlar insanı buradaki özelliklerinden uzaklaştırıyor. Modernlikten alıkoyuyor. Modern olamayan geride kalıyor ve en sonunda yok oluyor. Bu tip popülist kavramlar yok oluşa giden en kısa yollardan biridir. Aklın yolu moderniteden geçer.
Feb
15
AKP: Liberal Destek mi, Popülizm mi?
Filed Under demokrasi, güncel, siyaset | 2 Comments
Ængin – AKP iktidarı dönemince sürekli meşruiyet
eleştirilerine maruz kaldı, sürekli gizli gündemlerinin olduğu suçlamalarına maruz kaldı, demokrat olmamakla suçlandı. Fakat AKP bu suçlamalardan her zaman sıyrıldı. Bunu sağlayan kendisini liberal demokrat tanımlayan cenahtı. AKP meşru değil dendiğinde Atatürkçülükten güç alarak kendilerini her şeyi yapmaya muktedir görenler ne kadar meşru diyenler onlardı; Gizli gündem suçlaması karşısında AB Sürecini öne süren onlardı; AKP anti-demokrat dendiğinde bunu diyenlerin aristokrasi özlemini yüzlerine vuran da onlardı. Onlar olmasa AKP kendisini bu şekilde kabul ettiremezdi. Fakat işleri biraz farklılaştı artık. İlk hükümet döneminde bu liberal demokratlara gözü gibi bakan AKP, ikinci seçim zaferinden sonra popülüzmün kucağına attı kendini. Türban konusunda MHP ile anlaşması AB Sürecinde ve 301′in kaldırılması sürecinde bir ilerleme olmayacağını, Kürt sorununun çözümünün başka bir bahara kalacağını gösterdi. MHP ile ortaklık yapan bir parti bu konularda adım atamaz. Bu durum liberal demokratları ciddi bir biçimde hayal kırıklığına uğrattı. -Bu durumla alakalı iki yazı: Ece Temelkuran ve Ümit Kurt
Bu hayal kırıklığı bazı taşların yerinden oynamasını beraberinde getirecek. Muhtemelki AKP artık arkasında liberal demokratların desteğini hissedemeyecek vve yine muhtemelki bazıları AKP’yi çok sıkı eleştirmeye başlayacak. Bu durum sandığa nasıl yansır bilemiyoruz fakat AKP’nin işlerini zorlaştıracağı çok açık. Artık AKP bürokrasi elitlerinin saldırıları konusunda eski desteğinin bir kısmını yütürdü. Sürecin devamının nasıl geleceğini zaman gösterecek. AKP’nin hesapları türban çözümü! sayesinde oylarını arttırdığı yönünde ama buradan gelen artıyı siyaset arenasında yaşayacağı yeni zorluklarda tıkanmasıyla kaybedecektir.
