May
2
AKP Neden 1 Mayıs’ı Kutlatmadı?
Filed Under demokrasi, güncel | Leave a Comment
Ængin – Dün televizyondan İstanbul’da yaşanan çatışmaları izlerken insan herhalde ünlü “Paris Komünü” savunmasındaki sokak çatışmaları da böylemiş demek ki dedim kendime. Paris Komününe saldıranların amacı Paris Komününü yıkıp yılanın başını büyümeden ezmek ve başkenti gei almaktı. Peki AKP’nin amacı neydi? Neden tam da bu kadar halk desteğine ihtiyaç duyduğu bir zamanda işçilerle çatışmayı göze aldı? Paris Komününe saldıranların amaçları ile paralel amaçlar mı güdüyordu AKP?
AKP korkuyordu. SSGSS yüzünden 1 Mayıs’ta oluşabilecek olan ciddi kalabalıktan ve bu kalabalığın verebileceği çok ciddi ve kamuoyunda çok büyük etkileri olabilecek olan tepkiden korkuyordu. Zaten bu yüzden haftalar öncesinden “Taksim’de olmaz” diyerek 1 Mayıs’ı bir taksim inatlaşmasına dönüştürdü böylece sendikaları Taksim konusunda inat etmek zorunda bıraktı. Yoksa 1 Mayıs başka bir yerde de kutlanıp bu tepki verilebilirdi. Böylece kendisi için ehveni şer olanı seçti: İşçilerden gelebilecek yoğun tepki yerine sokak çatışmaları. Bu sokak çatışmalarının aslında işçiler ve porovokatörler tarafından yapıldığını kanıtlamak için de Tandoğan’da Hak-İş’e AKP milletvekillerinin de katıldığı bir birlik beraberlik! 1 Mayıs’ı kutlattırıldı, zaten 1 Mayıs’ı Emek Günü ilan ederek imaj olayına3-4 gün önceden girmişti.
Sendikalar Taksim konusunda inat ederek büyük bir fırsatı kaçırdı. Başka bir alanda yüzbünler ile kutlanabilecek ve etkili olabilecek bir tepki yerine sokak çatışmaları ile geçti 1 Mayıs. AKP öyle ya da böyle istediğini aldı. SSGSS hiç gündeme gelmedi.
May
1
İşçinin Emekçinin Bayramı
Filed Under demokrasi | Leave a Comment
Bütün emekçilerin bayramını kutlu olsun. Mecliste sendikalar ile ilgili değişiklik yasa tasarısını, SSGSS’yi ve olmazsa olmaz bugünlerde Muammer Güler şahsında görünen ceberrut devlet anlaşıyışını protesto için meydanlara.
Mar
14
14 Mart İş Yavaşlatma Eylemi ve Memurların Sendikal Güvenceleri
Filed Under demokrasi, güncel | Leave a Comment
Ængin – 14 Mart Grev ve İş Yavaşlatma Eylemi bugün yapılacak. Bunun arkasından ise disiplin soruşturmaları ve belki sürgünler gelecek. Peki bunun
karşısında memurların ne gibi hakları var? AİHM’nin 17 Temmuz 2007′de verdiği Satılmış ve diğerleri/Türkiye kararıyla tüm Avrupa çapında Memurların sendikal haklarıyla ilgili bir emsal karar verdi. Önce olayı hatırlatalım: 1998-99 yıllarında Boğaz Köprülerinin sözleşmeli personeli iş yavaşlatma ve durdurma eylemleri yapmış ve bunun sonucunda da idarenin uğradığı zararı idareye ödemeye mahkum olmuşlardı. Bunun üzerine personel Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin örgütlenme ve toplanma özgürlüklerini kapsayan 11. maddesine dayanarak, 2001′de Türkiye devleti aleyhine dava açtı. AİHM, Dava konusunda verilen kararda: AİHM, davacıların belli bir süre işi yavaşlatma ve bu çerçevede gişelerden ücretsiz geçişe izin vermelerinin, sendikal haklar içinde yer alan bir genel ortak eylem olarak değerlendirilebileceğine karar verdi. Bu eylemde kamu hizmetinin aksamamasına ve kamu düzeninin bozulmamasına dikkat etmek gibi meşru bir amaçla hareket edildiğine dikkat çekti. Sendikanın işi yavaşlatma eyleminden işvereni daha önce haberdar ettiğini, bu eylemde çalışanların barışçıl toplanma haklarını kullandıklarını belirtti. Yasaların kamu çalışanlarına ortak eylem yapma hakkı tanımadığına dikkat çeken mahkeme, bu nedenle sendikanın kamu emekçilerinin haklarını savunmak için başka barışçıl yöntemlere sahip olup olmadığının bilinmediğini, en azından Türkiye devletinin bu konuda mahkemeye bilgi vermediğini hatırlattı. Sonuç olarak, böyle bir iş ihtilafı sonrasında davacıların tazminat ödemeye mahkûm edilmelerinin, “demokratik bir toplumda” bir gereklilik olmadığına, haklarında tazminat ödeme cezası verilen 47 kişinin 11. maddede öngörülen haklarının çiğnendiğine, bu nedenle Türkiye devletinin mağdurlara toplam 33.615 avro ödemesine oybirliğiyle karar verdi. Bu durum Avrupa’da yankı da buldu ve Fransız Demiryolu Çalışanları grev hakları bulunmamasına rağmen AİHM’nin bu kararına dayanarak iş bıraktı.
AİHM Kararları iç hukukta doğrudan etkili kararlardır ve ayrıca siyasal irade de AİHM’nin verdiği kararlara uygun yasal düzenlemeleri yapmakla yükümlüdür. Bugün iş bırakan memurların artık en azından bir AİHS güvencesi var.
Anayasa Mahkemesi de Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Yasası’nın “Kanun dışı greve katılanlara 6 aydan az olmamak üzere hapis ve para cezası verilir” şeklindeki 73. maddesinin iptali istemiyle yapılan başvuruyu yerinde buldu. Söz konusu istemi değerlendiren Yüksek Mahkeme, geçen ay bu maddeyi iptal etti. Fakat sermayenin hükümeti bu iptal sonrasında Temel Ceza Kanunlarına Uyum Kanunu’na bu düzenlemeyi cezasını ağırlaştırarak yeniden ekledi. Yapılan değişiklikle kanun dışı greve verilecek ceza 6 aydan 1 yıla kadar hapis olarak düzenlendi. Anayasa Mahkemesi muhtemeldir ki bu yasayı da iptal edecek.
Umarım bu İş yavaşlatma eylemi Sosyal Güvenlik Yasasının geri çekilmesini sağlar. Eğer amacına ulaşmazsa “Durmak yok yola devam!”
AİHM Kararının Türkçe Çevirisi
Konuyla İlgili Ahmet İnsel Makalesi
Konuyla İlgili Gökhan Candoğan Makalesi
Konuyla İlgili NTVMSNBC Haberi
