Ængin – Dün Kanaltürk’ün satışı haberini okuduğumda bunun aspargas olabileceğini düşündüm fakat daha sonra teyitler geldi, sonra da Tuncay Özkan’ın tamamen duygusal basın toplantısı. O noktadan sonra hafif bir gülümseme belirdi bende. Cumhuriyet’in son kalelerinden olduklarını söyleyenler kaleyi boşaltmışlardı.

Fiyat bu şartlarda oldukça iyi 5-7 milyon dolar borcu olduğu söylenen, hükümetle kavgalı bir şirketi 40 milyon dolar da üste alarak satıyorsunuz. Gayet iyi bir alışveriş. Aynı Oyak’ın Oyak Bank’ı Hollandalı İng Bank’a 2 küsür milyar dolara satması gibi. Fakat işte sorun da burada, ikiyüzlülük de burada. Oyak olarak milli milli konuşup şurayı yabancıya sattırmam, bunu yerli alabilirdiyip bankanızı yabancılara satıyorsunuz, Tuncay Özkan olarak hükümeti çoğu zaman objektif sınırların çok dışında eleştiriyorsunuz sonra da televizyon istasyonunuzu o hükümetin yaltakçısı bir gruba satıyorsunuz. Nerde kaldı çekilen hamasi nutuklarınız, nerde kaldı milleti gazlayışınızi nerde kaldı bu yolla çevrenize topladığınız kalabalığın size olan güveni! Cumhuriyet’in son kaleleri bu fiyatlara mı satılacaktı ey ulusalcılar!

Gerçi ulusalcı zevatın para ile ilişkileri bu boyutta da değil sadece, örneğin bizkackisiyiz.com sitesinde haberlere yorum yapabilmek için yıllık 20 YTL ödüyorsunuz ve fakat eleştiri yaparsanız hemen 50 yaşındaki emekli öğretmen chpli mualla hanım tarafından siteden atılıyorsunuz, ya da siteye reklam verenlerin reklamlarına tıklaın onlarca ulusalcı hede hödö gibisinden uyarılar var. Öyle ya eline bayrak al, akp’ye karşı salla, o andan itibaren en vatansever sensin! ne düşündüğünün, amacının ne olduğunun önem yok. Titan saadet zincirinden ne farkı şimdi bunun?

ozkan.jpgBu ülkede ne kadar yolsuzluk varsa üstü ya bayrak ya da din ile örtülür. Bu kutsallar size her zaman ne yaparsanız yapın meşruluk kazandırır. Kaçak inşaata dev türk bayrağı çekersiniz, mafyasınızdır toplumu kemirerek aşaan bir asalaksınızdır fakat türk bayraklı rozetiniz vardır ve her işi millet adına yapmaktasınızdır, darbe planlıyorsunuzdur fakat bu tabiki de milli! bir darbedir, bu ülke için kurşun atan da yiyen de şereflidir zaten,sitenizereklam veren bayraklı vatanseverin sitelerine yönlerdimekte hiçbir etik sapması görmezsiniz, vatan millet diyip gazladıktan sonra milleti, kemikleşmiş izleyiciyi yarattıktan sonra satarsınızk kanalınızı, dert mi? Hepsi “Bayrak” uğruna.

Ængin - Böyle bir senaryo içinde asıl hikayeyi anlamaya çalışmak lost’un sonunu anlamaya çalışmaktan kesinlikle daha zor.

“Kürt Dosyası” adlı kitabını eline ulaşan “Kürt Dosyası” adlı gizli belgeleri temel alarak yazarken öldürülen Uğur Mumcu, Umur Mumcu tarafından dosya kendisine gönderildikten 3 gün sonra şaibeli bir uçak kazasında ölen Eşref Bitlis. Tuncay Güney adlı şahsın açıklamaları, Kemal Alemdaroğlu’nun üniversitede yaptıkları, Tuncay Özkan’ın son olaylardan önce Kanal Türk’de üstüne basa basa “AKP falan boş iş bu bahar çok güzel geçecek” demesi… Karmakarışık işler bunlar.

Önce Tuncay Güney’den başlayalım: İmam Hatip mezunu, İsmailağa cemaati üyesi, STV’de program yapmış, Toronto’da bir sinagog’da çalışan bir sebateist(kendisi söylüyor). Bu sahış 2001 yılında evine yapılan baskında (kendisi farklı anlatıyor) “Ergenekon Lobi Örgütlenmesi” adlı bir dosya ele geçiriliyor. Bu dosya daha sonra Ümraniye Baskınında ele geçirilen dosyanın aynısı. Dediğine göre Veli Küçük ve başkaları PKK’ya silah satıyorlarmış.

Şimdi bazı şeyleri birleştrelim: Acaba Uğur Mumcu’nun ve Eşref Bitlis’in öldürülmesine yol açan dosya’da neler vardı? Sakın bu bilgiler olmasın? Çok muhtemel ki o dosyada bu bilgiler vardı. Veli Küçük neden satmasın ki PKK’ya silah. Çift taraflı kar! Hem PKK’dan para kazanacak hem de terör sürdüğü müddetçe karşıklıktan nemalanacak. Tuncay Güney yine röportaj’da Doğu Perinçek’in çok şey bildiğini söylüyor.

Uğur Mumcu öldükten sonra soruşturmadan sonuç alınamayınca Güldal Mumcu, dönemin Emniyet Müdürü Mehmet Ağar’a soruşturmadan neden sonuç çıkmadığını soruyor, Mehmet Ağar “Bir duvar var, bir tuğla çekersem hepimiz altında kalırız” diyor.

Daha neler çıkacak bu işin altından bekliyoruz.